top of page
Diamond

Elmas... Rüyaların Taşı

 

Elmas degerli taşların en degerlisidir.Göz kamaştıran parlaklığı sahibine sıradışılık ve asillik kazandırır.Kişi kendini farklı hissseder bu hissediliş elmasın kendisidir.

Değerli taşların en seçkinlerinden biri olan elmas, bütün cisimlerin en serti ve dayanıklı olmasıyla da tanınmıştır. Tarih kaynakları elmasın M. Ö. 100 yıllarında bilindiğini belirtmektedirler. Elmas karbon elemanının kristal bir şeklidir. Başka türlü söylemek gerekirse, billur halinde saf karbondur. Yüz milyonlarca yıl önce, yer küresinin kabuğu soğuma halinin ilk dönemlerindeydi. Toprağın altında eriyik halinde çok sıcak kaya kitleleri vardı. Aşırı ısıyla eriyen karbon, büyük basınç etkisiyle billurlaşmış, koyu renk ve biçimsiz şeklinden çıkarak elmas halini almıştı. Temelde, elmasla bildiğimiz maden kömürü arasında bir fark yoktur.

Elmasın değeri kendine has bazı özelliklerinden (billur halinde olma, sertlik, vs…) ve maden kömürüne oranla çok az miktarda bulunmasındandır.

Elmas, kuyumculuktaki “değerli taş” ve “endüstride kullanılan elmas” olarak ikiye ayrılır. Değerli taş olarak kullanılan elmasın ağırlık ölçü birimi “karat” tır. Bir karat, 200 miligr’a eşittir.

Hakiki elmas güneş ışığı altında açık mavi bir renk alır. Endüstride kullanılan elmas ise kahverengimsi ya da kurşuni'dir.

Elmas dünya'da nerelerde çıkarılır ?
 

 

 

 

 

 

 

Hindistan ve Güney Amerika daha sonra gelir. tarihin çok eski çağlarından beri Hindistan’da elmas madenlerinin işletilmiş olduğu bilinmektedir. Hindistan’da her yıl elde edilen elmas 2000 ile 4000 karat arasında değişmektedir.

İlk elmas madenciliği Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlamıştır. Günümüzde birçok modern yöntem kullanılsa da elmas bulmak hala çok zorlu bir iş. Jeologlar doğanın en kıymetli taşlarını Sibirya’nın ve Kanada’nın donmuş tundralarından, Afrika’nın sıcaktan yanan çöllerine ve okyanus diplerine kadar her yerde arıyor.

Tek bir elması bulmak için bir evi dolduracak kadar toprağın elenmesi gerekiyor. Bulunanların da sadece çok küçük bir oranı kesilip cilalanarak mücevhere monte edilecek boyut ve niteliktedir. Güney Amerika’da elmas elde edilmesine 18. yüz yılın ortalarında başlanmıştır. Elmas gerekdeğerli taş olarak, gerekse endüstride kullanılışında topraktan çıkarıldığı gibi kullanılmaz. Topraktan çıkarılan her taş temizlenir, parçalara ayrılır ve parlatılır.

Elmas çok sert olduğu için, kesimi işinde gene elmas kullanılır. Elmas kesicilerin kullandığı alet, kesici ağzı elmas tozundan yapılmış bir testeredir. Bugün elmas üretiminin %80′i endüstride kullanılmaktadır.

Elmasla ilgili gerçekler

  • Her elmas çok ama çok yaşlıdır. Dinozorlar gibi tarih öncesi canlılar dahi var olmadan önceki dönemlerde oluşmuştur. En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3.2 milyar yaşındadır.

  • Elmas insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir.

  • Bir elması sadece başka bir elmas kesebilir.

  • Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir.

  • Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden azı bir karattan daha büyüktür.

  • Elmas her renkte olabilir. En nadir bulunanı ise kırmızıdır.

  • Dünyanın mücevher kalitesinde en büyük elması olan Cullinan 1905 yılında Güney Afrika’da bulundu. Kesilmeden önce 3.106 karat ağırlığındaydı (yaklaşık bir devekuşu yumurtası büyüklüğünde).

  • Elmas müzayedelerinde karat başına ödenen en yüksek fiyat, morumsu kırmızı renkte, 0.95 karat ağırlığında bir elmas için 1 milyon dolar olmuştur.

  • Zamanın başlangıcından beri tıraşlanmış olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir tane çift katlı otobüs doldurulabilirdi.

  • Elmas’ın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da “fethedilemez” anlamına gelen “adamas”tan türetilmiştir.

  • “Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob” (keçiboynuzu) tohumundan gelmektedir.

  • Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük hediye etme geleneği, 15. yüzyılda Avusturya Arşidükü Maximillian’ın, nişanı sırasında Burgonya düşesi Mary’e elmas bir yüzük hediye etmesiyle başlamıştır. Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir

Elmas toprağın derin kesimlerinde, “elmas tünelleri” içinde bulunur. Bunların derinlikleri çok farklıdır. Dolayısıyla, elmasın bulunması ve çıkarılması hayli güçtür. Bugün dünyada elde edilen elmasın %95′i, Afrika’nın Belçika Kongosu, Gana, Angola, Tanganika, Sierra Leone gibi bölgelerinde çıkarılmaktadır.

Nasıl kesiliyor?

 

Elmas kesimi hayal gücü, sabır ve beceri gerektiren çok hassas bir iştir.

 

Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkarlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar.

 

Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor.Bugün kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini gelişmiş bilgisayar teknolojisine bırakmıştır.

bottom of page